yazdığımız destanı, birlikte yaşayacağız ...

“Karabağlar’ı tanıyorum, başkanlığa hazırım”

Kentin gelişiminde ve dönüşümünde öncülük etmek için yola çıkıyoruz. Bunu başaracak birikime ve ekibe sahibiz” diyen Polat Manduz, belediye başkanlığı adaylığı için kolları sıvadı. Manduz, “İlçe başkanlığımdan sonra da 58 mahalleyi, bütün sokakları en az sekiz defa ziyaret ettim”
Polat Manduz, İzmir’in tanıdığı siyasetçilerden. CHP’de mahalle delegeliğinden ilçe başkanlığına varana kadar çeşitli kademelerde yer almış bir görev adamı. Manduz, yerel seçimler yaklaşırken yakından tanıdığı ve CHP İlçe Başkanlığı yaptığı Karabağlar’da belediye başka adaylığı için sahaya iniyor.
Polat Bey, öncelikle bize siyasal geçmişinizi kısaca anlatır mısınız?

1980 sonrasında Halkçı Parti’ye üye oldum. Sonrasında Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu. O günden bugüne kadar mahalle delegesi, ilçe kongre delegesi, il delegesi, il yöneticiliği, ilçe yöneticiliği, kurultay delegeliği görevinde bulundum. Sendikal mücadele içinde de yer aldım. Belediye İş Sendikası’nda Şube Sekreterliği, İşyeri Baş Temsilciliği yaptım. Karabağlar ilçe olup Konak’tan ayrılmadan önce 2004 yılında belediye meclis üyeliği görevinde bulundum. 2012-2014 yılları arasında CHP Karabağlar İlçe Başkanlığı yaptım.

Karabağlar’da ilçe başkanlığı yapmış bir CHP’li olarak Karabağlar’ın İzmir siyasetindeki yerini tarif edecek olursan bize neler aktarabilirsiniz?

Karabağlar, 2009 yılında CHP’nin yerelde iktidar olduğu Konak’tan AKP iktidarı tarafından gece yarısı sınırları çizilerek ilçe yapılmış bir yerdir. O dönem içerisinde AKP’nin yapmış olduğu çalışmaya göre CHP’nin 6 bin 500 oy gerisinden geldiğini gösteriyordu. O gün bizim de içinde olduğumuz CHP’li arkadaşlarımızla birlikte çok sıkı bir çalışma yaparak Karabağlar’ın CHP’de kalmasını sağladık. Yani burada iktidarın mühendislik yoluyla bir yerel yönetim kazanma hedefi vardı. Biz o hedefi boşa çıkardık.

Karabağlar’ın ilçenin 4’te 3’ü kentsel dönüşüme ihtiyaç duyuyor. AKP, ta başından beri burada bir kentsel dönüşüm başlatmak istiyordu. Bunu nereden anlıyoruz, kendilerinden aday olmuş bir çok müteahhit Karabağlar’da arsalar aldı. Şunu diyebiliriz, ayrıldığı dönem içerisinde İzmir’in en büyük ilçesi. Stratejik olarak 4 otoban bağlantısı var. Fuar İzmir’e artık komşu bir ilçe. Kent merkezine hareket ettiğinizde 8-10 dakikada ulaşabildiğiniz bir yer. Oradan çevreyoluyla İzmir dışına çok rahatlıkla gidilebilecek bir alan. Dolayısıyla değişim ve dönüşüme çok açık bir bölge. Bir ucu Kavacık-Efemçukuru’na kadar bir ucu da Hatay Caddesi’nin ayrıldığı alana dayanıyor.

Hükümet “35 Proje”yi uygulamaya geçireceğini söyledi. Hatırlayın, şimdiki TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Karabağlar ölçeğinde de bazı vaatlerde bulundu. Ancak bunların hiçbiri hayata geçirilmedi. Hizmetleri de açıkçası kiraladıkları binalarla götürmeye çalışıyorlar. Şimdi bakıyorum da değişen ne? Hiçbir şey yok.



Polat Bey, buna rağmen siz iki dönemdir CHP olarak Karabağlar’da belediye alıyorsunuz. Bununla bağlantılı olarak zaten kazanıyor olduğunuz bir ilçede neden aday adayı olarak yola çıkıyorsunuz?

Karabağlar’da uzun yıllar yaşayan biri olarak, yaptığım görevler nedeniyle de kentimi tanıyorum. 3 bin 400 sokağımız var ve bu sokakların hepsine hakimiz. Evet, iki dönemdir partimizden belediye başkanları burayı yönetiyor. Ancak, biz bunların üzerine yeni şeyler koymak istiyoruz. Yerel yönetimlerimizin özellikle merkezi hükümet tarafından sürekli engellemelerle karşı karşıya kalıyor. Yeni gelen başkanlık sistemiyle hizmeti daha da zorlaştıran bir noktaya gelindi. CHP’nin özü olan sosyal belediyecilik hizmet projeleri engelleniyor. Elbette belediye başkanlarımız imkanlar doğrultusunda güzel şeyler yaptılar. Hedeflerime gelince, kentimi tanıyorum ve siyasi olarak kendimi hazır hissediyorum. Buradan faklı siyasi partilere oy veren kitleleri de tanıyorum. 2012’de ilçe başkanı olduğumda toplumla bir iletişim süreci başlattık. Bu konuyu ciddiye aldık ve Karabağlar halkı gerçekten bizi tanıdı. Sadece CHP’ni kendi içindeki dinamikleriyle değil; 58 mahallede yaşayan bütün insanlarımızla yerinde görüştük ve sorunlarını yerinde öğrendik. Bu da bize çözüm imkanlarını görme şansı verdi.
HER KESİMLE İLİŞKİMİZ VAR

Karabağlar, dikey ve yatay bölgeleri birbirinden neredeyse keskin hatlarla ayrılmış bir ilçe. Siyasal olarak da her eğilimin gücünü hissettirdiği bir yer. Türkiye’nin her kentinden insan var, Karabağlar’da. Başarı için nasıl bir yol izleyeceksiniz?
Karabağlar İlçe Başkanı olduğum dönem içerisinde önce örgütümüzü dinamik hale getirmenin yolunu bulalım, dedik. İlçe binamızın olduğu ve CHP olarak yüzde 80 oy aldığımız bir mahallede 230 üyemiz vardı ve yaptığımız ilk toplantıya bir kişi geldi. İlk üç toplantıda istediğimiz verimi bulamadık. Nedenlerinin peşine düştük. Madem üye toplantıya gelmiyor, o halde biz gidelim dedik. Evleri tespit ettik. Gençlik ve kadın kollarımızı da yanımıza alarak 50 kişilik bir ekiple 230 kişinin evlerine ziyarete gittik. Bu arada ziyaretler esnasında bir şey daha tespit ettik. Komşusu, esnafı. Bunlar kim? Bunlar da CHP’li. Bir şey daha yapalım dedik ve üyelerimizin dışında kalan insanları, yani aynı apartmandaki aileyi, komşuları, esnafı da ziyaret etmeye karar verdik. Sonrasında yaptığımız ilk toplantıya 80 üyemiz geldi. Özetle, bu yöntemle 130 bin insana ulaştık. 58 mahallemizde üçer kez tur attık. Her mahallemizde gönüllü çalışma grupları oluşturduk. Her mahallede en az 10 kişilik ekiplerimiz oluşturduk ve bu arkadaşlarımız örgüte sahip çıktı.
Sonrasında, Karabağlar’ı biraz daha yakından tanımak adına, ekonomik kaynaklar dahil ilçedeki tüm dinamikleri tespit ettik. Dernek sayısından cami sayısına, okul sayısından kaç ekonomik alan var hepsini veri haline getirdik. Şuna vardık; bir İlahiyat Fakültesi’nin oluşu, şimdiki adıyla Demokrasi Üniversitesi var; ama dönüp bakın, kente koydukları bir katkı yok. Okullarımızı ve okullarımızla çalışan aile birliklerimizi tespit ettik. Anlayacağınız kentin bütün sorunlarını tek tek veri haline getirdik. Bu verilerimizi büyükşehir belediyesi dahil partimizin bütün yetkili organlarıyla paylaştık. Gecekondu bölgelerine de girdik. CHP’nin en az oy aldığı bir mahallede sabah kahvaltısında. 6 bin kişiyle buluştuk.



KARABAĞLAR’DAN KOPMADIM

Peki, Polat Bey, ilçe başkanlığını bıraktığınız günden bu yana Karabağlar’la nasıl bir ilişki içinde oldunuz?

2014 yerel seçimlerinde ödünç oy aldığımız aileler var. Bizim yaptığımız çalışmalarda 480 bin insanı tanıdık. Karabağlar’a ne zaman gelmiş, ne iş yapar, çocukları ne durumdadır; hepsini bilerek hareket ettik. Örneğin Özgür Mahallesi var. Sorunları yoğun olan bir yer ve Erzurumlu kardeşlerimizin kümelendiği bir alan. Oy oranlarımıza baktık, yüzde 18. Bu ailelerle tanışmamız gerek, dedik. Aynı köyden gelmişler. Siyaset yapan var mı yok mu ve siyaset yapmak isteyen var mı, bunu tespit etmeye çalıştık. 700 ev toplantısı yaptık. Seçim sonrasında bize destek veren ve bize ilk defa oy veren bütün vatandaşları tek tek ziyaret ettim. Bu arada artık ilçe başkanı değildim. Ama bu konuda sorumluluk hissediyordum ve ziyaretleri gerçekleştirdim. İşte bu ziyaretlerden bir sonuç çıktı. Sizi belediye başkanı olarak görmek istiyoruz, diyen bir taban olduğunu gördük. Başkanlığım süresince 3 bin 400 sokağın neredeyse hepsinde bir CHP’li aile oluşturduk ve hiçbir zaman bunları boşlamadık. 2014’ten bu yana her sokağı en az sekiz defa gezdim.
HER OKULUN DİBİNDE BİR ANAOKULU

Şimdi de Karabağlar’la ilgili hedeflerinizi konuşalım. Belediye başkanı olarak yapmak istedikleriniz neler?

Öncelikle bir belediye başkanının halka önderlik yapması gerektiğini düşünüyorum. Siyasal dönüşümü de halkla beraber yapacak, projeleri halkla beraber yürütecek bir kadroya ihtiyaç var. Şu ana kadar tespit ettiğim, acil ihtiyaçlar var. Türkiye’de 16 yıl içinde neredeyse her yıl eğitim sistemi, müfredatı değişmiştir. Gençlerimizin beyni bulanmıştır. Sistemde sık sık yapılan değişiklikler gençliği o kadar yormuştur ki, ülkedeki ve dünyadaki gelişmeleri tahlil edemez noktaya gelmiştir. Yerel yöneticiler olarak, göreve geldiğimiz gün en kısa zamanda her okulun dibinde bir anaokulu açacağız. Yaptığımız tespitlere göre ülkemizde 300 binin üzerinde yetişmiş, görev yapamayan işsiz eğitimci var. Çocuklarımızı aydınlık bir geleceğe hazırlayacak bir eğitim ordusuyla hareket etmek istiyoruz.

Karabağlar’ın dikey dediğimiz ve bizim oy oranımızın da yüksek olduğu bölgelerde yaş oranı epey yüksek. Acilen, evlerinde bakımla ilgili hizmetleri öne alacağız. Bunun yanı sıra semt bakımevlerini de oluşturacağız. Onları evlerinden çıkarıp, bakımevlerine taşıyacağız. Gerekirse akşamları evlerine gitmelerini de biz sağlayacağız. Hayvan sever bir ilçemiz var. Tatile, okula gittiğinde halkımızın hayvanlarını emanet edebileceği hayvan barınma otelleri oluşturacağız. Karabağlar’da mobilyacıların dışında hiçbir ölçekte KOBİ yok. Sanayi yok. Çok acil olarak yeni sektörlerin önünü açmamız gerekiyor. Çok hızlı bir şekilde üreticiden tüketiciye bir köprü oluşturarak halkımızın ucuz alışveriş yapmasının olanaklarını yaratacağız. Karabağlar, hipermarket ve süpermarketlere muhtaç olmadan alışveriş yapabilmelidir. Ege coğrafyası zaten bir tarım bölgesi. Temel ihtiyaçları üreticiden tüketiciye ulaştıracak bir imkan hali hazırda var. Ayrıca, ülkemizde çok önemli bir arazi tarımsal üretimden düşmüş durumda. Bu alanlar belediyelerin öncülüğüyle işlenip ürününün tüketiciye ulaştırılmasını sağlamak gerek. Biz bu hedefi de önümüze koymuş bulunuyoruz.



GENÇLERİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ

Karabağlar’da yaşayan gençlerin durumu ile ilgili tespitleriniz neler?

İlçe başkanı olduğum dönemde yetişmiş, ara eleman dediğimiz, teknik bilgi sahibi binlerce gencimiz olduğunu gördüm. Karabağlar’da yaşayan üniversite mezunu gençlerimizin 5’te üçü işsiz. Gençlerin önünü açmak için de ilçede öncülük edeceğiz. İş dünyasıyla birlikte gerçekleştireceğiz bunu.
Karabağlar’da yeri yurdu olmayan ama ilçe için çok önemli bir iş alanı daha var: Pazarcılar. Bu konuyla ilgili de görüşlerinizi almak istiyorum.

Pazarcıların en önemli özelliği şu; pazarcıların getirmiş olduğu ürünler, tamamıyla dar gelirli ailelere hitap ediyor. Pazarcılık, aslında bir kültürdür. Köklü bir geçmişi var. Benim büyük ablamda 23 seneyi aşkın pazarcılık yaptı. Kendisi iki sene önceye kadar bunu bir fiil sürdürdü. Bu durumu en iyi analiz edeceklerden biriyim. Maalesef hipermarketler, toplumu da birbirinden uzaklaştırmış durumda. Acımasız bir sistem. Pazarcı arkadaşlarımızın her türlü altyapıya sahip olduğu alanlar yaratacağız. Pazarcılık alanları toplumun bağını ve dayanışmasını pekiştirdiği alanlardır. Tabi ki sadece pazar alanı yaratıp alın size yer demekle de görev bitmez pazar esnafıyla bir araya gelerek isteklerini ve zorluklarını öğrenerek ortak bir payda da buna bir çözüm üreteceğiz. Bunu önemsiyoruz.

Röportaj: Mazlum Vesek

 

0
0
0
s2smodern
powered by social2s

İletişim

Adres:
Bahçelievler Mahallesi, 505 Sokak No:5/A
Karabağlar
İzmir
35150
Cep Telefonu:
+90 532 403 32 30
https://polatmanduz.com

Sizi Haberdar Edelim